103 ARMUTÇUK MADEN ŞEHİDİ ANILDI

7 Mart 1983 tarihinde Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Kandilli Beldesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)  Armutçuk Müessesesi’nde meydana gelen grizu faciasında hayatlarını kaybeden 103 maden şehidi facianın 38’nci yıldönümünde törenle anıldı. Facianın meydana geldiği Armutçuk Müessesesi’nde 103 Madenci Şehidi Anıtı önünde8 Mart 2021 tarihinde düzenlenen anma törenine, Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Kazım Eroğlu,  Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS)  Genel Başkanı Hakan Yeşil, Amelebirliği Başkanı Şenol Yücel, TTK Genel Müdür Yardımcısı İsmail Güner, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, GMİS Genel Sekreteri Ertan Kaya, GMİS Genel Mali Sekreteri Volkan Yıldız, GMİS Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir, Kandilli Belediye Başkanı Mustafa Aydın, TTK Armutçuk Müessese Müdürü Ali Hekim ve müessese yöneticileri, GMİS’e bağlı Armutçuk, Karadon, Kozlu, Üzülmez, Amasra, Merkez Servisleri Şube başkan ve yöneticileri, siyasi partilerin temsilcileri, meslek ve sivil toplum örgütlerinin başkan ve temsilcileri, maden şehitlerinin aileleri ve maden işçileri katıldı. Tören GMİS Armutçuk Şube Başkanı Ali Eşitmez’in davetiyle maden şehitleri için saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.  ÇORUMLUOĞLU; "DÜNYANIN PARMAKLA  GÖSTERDİĞİ ÜLKELERDEN BİRİ HALİNE GELDİK" Kdz. Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, Armutçuk Müessesesi’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, kuralların uygulanmasında yaşanılan olayların ders alınması gerektiğini söyledi. Çorumluoğlu, "İş işten geçtiği zaman kimsenin kimseye faydasının olmadığını biz acı bir şekilde kovid zamanında gördük. Bize medeniyet dersi vermeye çalışan Avrupalı, havalimanlarındaki uçakları basarak oradaki maskeleri aldı ve vatandaşına dağıttı. Biz de ekonomik gücü olmayan ülkelere kendi ülkemizde maske yapıp gönderdik. Demek ki kendi kendimize yeten bir ülke olacağız. Sadece maden alanında değil tarımsal, sanayi ve her alanda kendi kendimize yeten bir ülke olduğumuz zaman önümüzün daha da fazla açılacağını düşünüyorum" dedi.  İthal kömürün ülkeye gelmeye başladığı dönemlerde Artvin'de Vali Yardımcısı olarak görev yaptığını belirten Çorumluoğlu, "Sanki çok önemli bir buluşmuş gibi yurt dışından kömür getirelim diye bir yanlışa düşüyoruz. Siz Armutçuk'ta, Zonguldak'ta yerin altındaki kömürü çıkarmayacaksınız, elin adamının çıkardığı kömürle hayatınıza devam edeceksiniz. İşte böyle bir salgın ve sıkıntı olduğunda o kömür gelmez ve sizin hayatınız da durur" dedi. Teknolojinin hayatın her anında kullanılması gerektiğini, o dönemde maden ocaklarında yaşanan kazaların da bu teknolojinin yeterince kullanılmamasından kaynaklandığını ifade eden Çorumluoğlu, şöyle konuştu; "Şuan biz belli teknolojik alanlarda dünyanın parmakla gösterdiği ülkelerden biri haline geldik. Gönlümden geçen bu teknolojiyi farklı alanlarda kullanıyoruz, sanayide kullanıyoruz, ülkemizi korumada kullanıyoruz. Bugün İHA, SİHA'larımız dünyada parmakla gösterilen cihazlar haline geldi. Aynı şekildeki bu iyileştirmelerin de madenlerimizde ve yeraltında kullanılması halinde çalışan kardeşlerimizin sağlık ve yaşamlarını zarar gelmeyeceği için son derece önemli olduğunu düşünüyorum. İşçi kardeşlerimiz yer altı ve yer üstündeki kurallara uyması gerekir. Kazalardaki insan faktörünü minimuma indirebilmek için dikkatli ve kurallara uygun hareket etmemiz gerekiyor." YEŞİL; “TTK, TAM KAPASİTE İLE İSTİKRARLI  BİR ŞEKİLDE ÇALIŞTIRILMALI” Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil, kuruma dönem dönem işçi alındığını ancak emeklilikler nedeniyle işçi sayının düştüğünü dile getirerek, "Yerli ve milli kaynaklarının üretilmesinden bahsedildiği bir dönemde taş kömürü üretiminin arttırılması için atılacak adımlar dışa bağımlılıktan ülkemizi kurtaracaktır. TTK'nın tam kapasite ile istikrarlı bir şekilde çalışabilmesi için TTK Genel Müdürlüğü'ne yetki verilmelidir" dedi.  Yeşil şöyle konuştu; “Bundan 38 yıl önce burada yaşanan maden faciasında 103 madenci kardeşimiz şehit oldu. Şehitlerimizi sevgi, saygı, rahmet ve şükranla anıyoruz. Mekanları Cennet olsun. Ailelerine, yakınlarına ve tüm madenci camiamıza başsağlığı ve sabır diliyoruz. TTK’NIN İŞÇİ AÇIKLARI GİDERİLMELİ Bizler 173 yıldır, dünyanın en zor mesleklerinden birisi olan madenciliği sürdürüyoruz. Bugün de taşkömürü dünyanın en önemli enerji kaynaklarından biri. Türkiye’nin de taşkömürüne ihtiyacı var. Ülkemiz ve milletimiz için güvenli ve verimli olarak üretmeye çalışıyoruz. Ancak yeterince üretmiyoruz. Ve Türkiye, taşkömürü ihtiyacının büyük         bir bölümünü milyarlarca dolar ödeyerek ithal ediyor.  TTK’ya dönem dönem işçi alındı ancak emeklilikler nedeniyle işçi sayımız sürekli düşüyor. Yerli ve milli kaynakların üretilmesinden bahsedildiği bir dönemde taşkömürü üretiminin arttırılması için atılacak adımlar dışa bağımlılıktan ülkemizi kurtaracaktır. TTK’nın norm kadro ve tam kapasite ile istikrarlı bir şekilde çalışabilmesi için işçi alımında TTK Genel Müdürlüğü’ne yetki verilmelidir. TİS GÖRÜŞMELERİMİZE BAŞLIYORUZ Bildiğiniz gibi kamu işletmelerinde çalışan işçileri kapsayan toplu iş sözleşmesi dönemindeyiz. TTK ve MTA’da, 2021-2022 yıllarını kapsayacak toplu iş sözleşmesi görüşmelerimize önümüzdeki günlerde başlayacağız. Toplu sözleşme görüşmelerinin her aşamasında sizleri bilgilendirecek ve görüşlerinizi alacağız. MADEN ŞEHİTLERİMİZİN YAKINLARINA  ÖNCELİK VERİLMELİ 2014 yılında 301 madenci kardeşimizin hayatını kaybettiği Soma Faciası’ndan sonra bazı yasal düzenlemeler yapıldı. Maden şehitlerimizin yakınlarına bazı haklar da tanındı. Ancak yasa kapsamı sınırlandırıldı. Burada, Armutçuk’ta yaşamını yitiren 103 madenci kardeşimizin ve Kozlu’da yaşamını yitiren 263 madenci kardeşimizin yakınları başta olmak üzere; 10 Haziran 2003 tarihinden önce ve 13 Mayıs 2014 tarihinden sonra şehit olan madencilerimizin yakınları bu haklardan yararlanamadılar. Tüm maden şehitlerimizin yakınlarının bu haklardan yararlanması için Sendikamızın, derneklerimizin ve milletvekillerimizin girişimleri oldu. Bu girişimlerimizi sürdürüyoruz. Bu yanlış düzeltilmelidir. Başta TTK ve TKİ olmak üzere tüm kamu kurumlarına eleman alımında maden şehitlerimizin yakınlarına öncelik verilmelidir. ÖNCE SAĞLIK, ÖNCE EMNİYET Önceliğimiz her şeyden önce sağlığımız ve can güvenliğimizdir. Özellikle pandemi döneminde mümkün olabildiğince kurallara dikkat ediniz. Önce sağlık, önce emniyet diyoruz.  Sendika olarak her şart altında yanınızdayız. Maden şehitlerimize ve vatan şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına bir kez daha başsağlığı ve sabır diyorum.” EROĞLU; “ANMA PROGRAMLARINDA KELİMELERİ,  CÜMLELERE DÖKMEK GERÇEKTEN ZOR "  TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu da 1986 yılında iş başı yaptığı kurumda, Kozlu'daki maden faciasında mühendis, son cenazenin alınmasında da işletme müdürü olduğunu ifade ederek, "Bütün samimiyetimle söylüyorum, bu dönemlerde bu tür anma programlarında kelimeleri, cümlelere dökmek bu travmayı yaşamış bir insan olarak benim için gerçekten zor. Bunu anlayışla karşılamanızı istirham ediyorum. Kozlu ve Armutçuk'taki kazaların o günkü atmosferik şartlarda en büyük özelliği tabi ki bunu yıllar sonra farkına varılan literatüre geçen, mutlaka dikkat edilmesi gereken husus, ikisi de o günkü şartlarda ani atmosferik basınçlardaki ani düşüşlerin olduğu şartlardır. Bu şartları biz şuan biliyoruz. Ani basınç düşümünde tüm idareciler olarak aman dikkat edin diyoruz." DEMİRTAŞ; “ACIYI YÜREĞİMİZDE HİSSEDİYORUZ” Törende bir konuşma yapan Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Armutçuk’ta yakınlarını kaybeden bir kişi olarak maden faciasının acısını yüreklerinde hissettiklerini söyledi. Soma faciasının ardından maden şehitlerinin yakınlarına tanınan haklardaki tarih sınırlandırmasının kaldırılması için çabalarını sürdürdüklerini belirten Demirtaş; yasa kapsamının genişletilmesi ve maden şehidi yakınlarının kamuda istihdam edilmesi yönündeki düzenlemenin tarih sınırlaması olmadan tüm maden şehidi yakınları için uygulanması çalışmaya devam edeceklerini belirtti.  Törende, faciada yaşamını yitiren işçiler için saygı duruşunda bulunuldu, Kur'an-ı Kerim okundu, dualar edildi.