Haber Detayı
01 Mart 2017 - Çarşamba 23:00 Bu haber 1989 kez okundu
 
KARAELMAS DİYARINDA 'HAYIR' RÜZGARI ESTİRDİLER
Zonguldak Barosu, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Zonguldak Şubesi'nin düzenlediği 'Anayasa değişikliğini tartışıyoruz' konulu panelin konuğu olarak emeğin başkenti, karaelmas diyarı, Zonguldak'a gelen TBB Başkanı Prof.Dr. Metin Feyzioğlu ve Anayasa hukukçusu Prof.Dr. Süheyl Batum, Genel Maden İşçileri Sendikası'nda düzenlenen panelde adeta 'HAYIR' rüzgarı estirdiler.
Gündem Haberi
KARAELMAS DİYARINDA 'HAYIR' RÜZGARI ESTİRDİLER

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ile Anayasa Hukuku Profesörü Süheyl Batum Zonguldak ve Çaycuma’da katıldıkları hıncahınç dolan salon toplantılarında yeni anayasa paketini anlattı.  Profesör Doktor Süheyl Batum, Türk milletinin tek adam rejimi yaratacak bu anayasa değişikliğine kesinlikle izin vermeyeceğini belirterek, ‘Bu bir parti seçimi değil. O seçimlerde, insanlar istedikleri partiye oy verebilirler.  ‘Yol yaptı’ der, ‘uzun boylu’ der, ‘seviyorum’ der, oyunu verir. Ama iş bütün yetkiyi tek adama vermeye geldiğinde, bu millet, Atatürk’ vermediği yetkiyi bunlara da vermez” dedi. 

“KASABA KASABA
DOLAŞACAĞIZ”
Yeni anayasanın referandumdan geçmesi halinde tüm hakimlerin iktidar partisinin ilçe başkanları karşında hazırola geçeceğini ifade eden Metin Feyzioğlu; “Birileri avuçlarının içinde bardak saklayıp, ‘O nedir’ diyenlere ‘sürahi’ yanıtı veriyor. Biz onun bardak olduğunu halka gösterip, ‘bardak mı, sürahi mi kararı siz verin’ diyoruz. Çünkü biz millete güveniyoruz. Millete güvenmeyenler, sürahinin bardak olduğunu söyleyen anayasa hukuku profesörüne, ‘Sen anayasa bilmiyorsun’ diyor. Kim diyor? Meteoroloji uzmanı olsa karnım yanmaz. O bile değil. Bizim meselemiz hiçbir şekilde siyasi parti meselesi değil. Her siyasi partiden konuyu değerlendirenler, ‘Ben tapuyu vermek istemiyorum’ diyor. Şayet ‘Türkiye parlamenter sistemle mi, başkanlıkla mı yönetilsin’ gibi bir soruya yanıt arasaydı, kesinlikle yollara düşmezdik. Getirilmek istenen bizlerin çok iyi bildiği, 18’inci yüzyılda devrini tamamlamış, sultanlık sistemidir. Biz buna karşı çıktığımız için mücadele ediyor, bu nedenle kasaba kasaba, il il dolaşıyoruz” dedi.
MİLLET BU YETKİLERİ
ATATÜRK’E VERMEDİ
“Kürsüsü elinden alınmış tüm hocaların adına” kürsüye davet edilen Profesör Doktor Süheyl Batum, “Sayın Baro Başkanım ‘Televizyonda mebzul miktarda Cumhurbaşkanı danışmanı var. Hepsi anayasayı anlatıyor. Biz de gel, milletin danışmanı olarak Anadolu’yu dolaşalım’ dedi. Ben de şerefle kabul ettim ve dolaşmaya başladık. Şu anda net olarak söylemek isterim ki, Türk milleti, tek adam rejimi yaratacak bu anayasa değişikliğine kesinlikle izin vermeyecek. Bu bir parti seçimi değil. O seçimlerde, insanlar istedikleri partiye oy verebilirler. ‘Yol yaptı’ der, ‘uzun boylu’ der, ‘seviyorum’ der, oyunu verir. Ama iş bütün yetkiyi tek adama vermeye geldiğinde, bu millet, Atatürk’ vermediği yetkiyi bunlara da vermez. 1924 anayasasıyla aynı yetkiler Atatürk’e de verilmek istendi. Birileri hazırlayıp meclisin önüne koydu. Ancak meclis ‘hayır’ dedi. Hatta Mahmut Esat Bozkurt, ‘Biz cumhurbaşkanımızı çok seviyoruz. Onun bir sözüyle İsviçre’de okulumuzu bıraktık, geldik, milli mücadeleye katıldık. Ama bu yetkileri veremeyiz’ şeklinde çok ünlü bir konuşma yaptı” dedi.
ONLAR ENGELLEDİKÇE BİZ
DAHA FAZLA MİLLETE
ULAŞIYORUZ
Batum’un “Neden bir kişi çıkıp da, değişiklikleri madde madde anlatmıyor da başka yollara başvurarak evet oyu istiyor?” sorusuna “Mal kötü de ondan” yanıtı veren Feyzioğlu, “Malın pazarlanabilir bir tarafı yok. Ürün kötü olduğu için, ürününü anlatmak yerine ürünün kötülüğünü anlatanlara hakaret ediyorlar. Üniversiteden gönderiyorlar. Salonları iptal ediyorlar, elektrikleri kesiyorlar. Ne kadar engelleme yaparlarsa, biz o kadar çok millete ulaşıyoruz. Millet ‘Bizden neyi saklıyorsunuz’ diyerek itiraz ediyor” dedi. Zonguldak’ın ülkenin geçmişinde, ekonomisinde büyük rol oynadığını söyleyen Batum, “Siz bunlar görebiliyorsunuz. Ama Anadolu’nun büyük bölümünü kandırmaya çalışıyorlar. En ufak itirazı olanlara ‘Sen FETÖ’cüsün’ diyorlar. İtirazlarınızı bir daha sürdürdüğünüzde PKK’lı oluyorsunuz. Ama halkımız bu oyuna gelmiyor. Tayyip Bey’i sevdiğini söyleyen insanlar bile ‘hayır’ oyu vereceğini söylüyor” şeklindeki ifadelerle konuşmasına devam etti.
PARTİLİ CUMHURBAŞKANI
ÖRNEĞİ DÜNYADA YOK
Feyzioğlu’nun ‘Bir demokratik başkanlık rejiminde, başkanın, aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olduğu da vaki midir?’ şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Batum, “Olur mu öyle şey? Demokrasi için partiler rejimi denir. Seçime partiler girecek en çok oyu alan partiler ülkeyi yönetecek. Şimdi beş tane parti seçime girecek, içlerinden bir tane değerli genel başkan, seçilerek Cumhurbaşkanı olacak. Seçilen parti başkanı diğerlerine ‘cibilliyetsizler, şerefsizler, size üç tane kazı versem güdemezsiniz’ dese, içlerinden bir tanesi de dönüp ona, ‘Sensin o dediklerin’ dese, Cumhurbaşkanı’na hakaretten içeri tıkılacak. Böyle bir demokrasi olur mu? Bu demokrasiyle bağdaşır mı?” dedi.
ASGARİ ÜCRETE BİLE TEK
BAŞINA KARAR VERECEK
TBB Başkanı Feyzioğlu’nun “Asgari ücreti Cumhurbaşkanı mı belirleyecek?” şeklinde sorusuna yanıt veren Batum, “Arık başbakan yok, bakanlar kurulu kararnamesi yok, asgari ücret tespit komisyonu yok. Cumhurbaşkanı kararnamesi var. Sosyal güvenlik hakkını belirleme hakkı kararname ile Cumhurbaşkanı’nda. Cumhurbaşkanı çıkıp, ‘Çin’le rekabet ediyoruz. Asgari ücreti 1.000 lira, 1.500 lira yapmakla olmaz bu işler. Biz bunu 300 lira ile sınırlayacağız. Çin’den maden geliyor, rekabet etmek için ucuz kömür üretmemiz lazım. Bunun için madencilerin tazminatlarını kaldıracağız’ diyebilir. Eskiden bu kararnameleri Danıştay denetler, idare mahkemesinde dava açılabilirdi. Bunların hiçbiri yok artık. Tek denetim yetkisi Anayasa Mahkemesi’nde” dedi.Anayasa değişikliğiyle terörün bitirileceği iddialarına da yanıt veren Batum, “Bunun iki tane yorumu var. Birincisi, terör, bu anayasa değişikliğini hazırlayarak Cumhurbaşkanı’nı kandıranların yarattığı bir şeydir. Diyorlar ki, bu değişiklikleri yaparsan biz terörden vaz geçeceğiz. İkinci seçenek de, uyduruyorlar. Başka seçeneği yok” dedi. Batum sözlerini “Tekrar söylüyorum, bu millet Atatürk’e vermediği yetkiyi bunlara da vermeyecek. Bu teklif geçmeyecek” diyerek tamamladı.
ÇAYCUMA BELEDİYESİ İLE
GURUR DUYDUM
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Turan Feyzioğlu, “Canlı yayından bizleri izleyenler var. Ne olur gelin Çaycuma’yı ziyaret edin. Belediyeciliğin nasıl yapılacağını Çaycuma’da görün. O bulvarlar, parklar, bahçeler tertemiz. Vatandaşlarla da konuşma fırsatım oldu. Gelirken de durduk şehri girişinde. Herkesten memnuniyet ifadeleri duydum. Ben de Çaycuma Belediyesi ile gurur duydum. Barolar Birliği olarak ‘seçim güvenliği’ sayı sınırı olmadan her avukata eğitim vereceğiz. Onlar da geldiği şehirlerde eğitim yapacak. Tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum. İster ‘evet’ verin, isterse ‘hayır’, gelin sandığa, oyunuzu kullanın. Vatandaşlığın gücü o mührü basmakla olur” dedi.
İSTENEN BAŞKANLIK DEĞİL
SULTANLIK SİSTEMİ
Konuşmasını örneklerle sürdüren Feyzioğlu, “Birileri avuçlarının içinde bardak saklayıp, ‘O nedir’ diyenlere ‘sürahi’ yanıtı veriyor. Biz onun bardak olduğunu halka gösterip, ‘bardak mı, sürahi mi kararı siz verin’ diyoruz. Çünkü biz millete güveniyoruz. Millete güvenmeyenler, sürahinin bardak olduğunu söyleyen anayasa hukuku profesörüne, ‘Sen anayasa bilmiyorsun’ diyor. Kim diyor? Meteoroloji uzmanı olsa karnım yanmaz. O bile değil. Bizim meselemiz hiçbir şekilde siyasi parti meselesi değil. Her siyasi partiden konuyu değerlendirenler, ‘Ben tapuyu vermek istemiyorum’ diyor. Şayet ‘Türkiye parlamenter sistemle mi, başkanlıkla mı yönetilsin’ gibi bir soruya yanıt arasaydı, kesinlikle yollara düşmezdik. Getirilmek istenen bizlerin çok iyi bildiği, 18. yüzyılda devrini tamamlamış, sultanlık sistemidir. Biz buna karşı çıktığımız için mücadele ediyor, bu nedenle kasaba kasaba, il il dolaşıyoruz” dedi.
EVİNDEN ŞİKAYETİ OLANIN
DAHA KÖTÜ EVE TAŞINMASI
GİBİ BİR ŞEY
En çok önlerine çıkan ‘Değişime karşı çıktığınıza göre bu sistemden memnunsunuz?’ yargısına da yanıt veren Feyzioğlu, “Şimdi mesele şu. Giriş katında bir evde oturuyorsunuz. Ferah değil, manzarası yok. Değiştirmeye karar veriyorsunuz. Bir ev bulduğunuzu söylüyorsunuz eşinize. Size ‘Nasıl bir ev’ diye soruyor, ‘Bana güven’ yanıtı veriyorsunuz. Eşyalar kamyona yükleniyor. Yeni apartmanın önüne geliniyor. Eşyalar üst katlara çıkacağına alt katlara taşınıyor. Eksi beşinci katta, istinat duvarına bakan kapkaranlık bir daireye geliniyor. Eşiniz itiraz ediyor, rutubetli diye şikâyet ediyorduk daha rutubetli, havadar değil diyorduk daha karanlık, manzarası desen hiç yok. ‘Yahu’ diyorsunuz, ‘beğenmiyordun, değiştir diyordun, işte değiştirdik.’ Mesele şu arkadaşlar, bizim giriş katındaki evi beşinci kata taşımamız lazım, eksi beşinci kata değil. Yapılmak istenen sistem değişikliği işte budur. Bunun için yollardayız” dedi.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Zonguldak, Barosu, Atatürkçü, Düşünce, Derneği, Çağdaş, Gazeteciler, Derneği, Zo
Yorumlar
Haber Yazılımı